neseyle hüzün çok çaprasık bir duygudur.neseliyken hüzünlü hüzünlüyken neseli olunabilir.
bizler neseliyken genelde hepgüleriz ,içimiz içimize sıgmaz.ama hüzünlüyken kümseyi görmek duymak istemeyiz,içimize kapanırız.
ne varki bazı insanlar neseli olmak için çok çaba sarfediyorlar ama içlerinde bir karamsarlık oldugu için birtürlü neselenemiyorlar.
aslında neselenmek zor birsey degildir.yeterki hayata sarılalım,zevk alalım.o zaman kendiligimizden neseleniriz.
gelgelelim ben bu sene cok hüzünlüydüm.cogu olaylar üzerime geldi.bir karamsarlık sardı beni.nedense oks sınavı var diyeydi.
hep herseyden nefret ettim.kimseyi sevmedim.herkese kötü davrandımderslerle ilgilenmedim.ama bu yaptıklarımın bir hata oldugunu anladım is isten gectikten sonra.
ne varki bu hüzünlerin yanında çok neseli günlerimde oldu.herkesi sevdim.her dakika güldüm.neselendigimi belli ettim.sunu farkettimki ben neselendigimde etrafımdakilerde nseleniyorlar.
yani sunu anlayorum ve anlatmaya calısıyorumki mutlulugu arıyorsak cok uzaklarda degilde yanı basımızda arıyalım her zaman yanı basımızda biraz hüzün ve birazcık nese bizleri bekliyordur...
--dinlemekmi dinletmekmi--
dinlemek cagımızın en son uygulalan bir aktivitesidir.ne varki iyi bir dinleiyivi olmak bizim elimizde.yeterki sabır edelim ve isteyelim.
dinlemek sanıldıgı kadar kolay birsey degildir.sadece bir ortamda biri konusurken öyle saf saf bakmak degildir.bu olay günümzüde dinlemek olarak belirleniyor.
bir sanattır.o sanatı becerebilsek keske...
bir dinleyici vardır birde dinleten kisi vardır.konusan kisi konusuyor olabilir ama onunda bir saygı cercevesi içinde konusması gerekir dikkatli konusması gerekir yanii.
dinleyen kisii ise baska igrenc olaylarla ugrasmamalı.
bu olaylar günümzüde her alanda görülmektedir.gerek bi r sınıf gerek bir seminer vesayreee.....
mekan neresi olursa olsun konusan herkim olursa olsun dinlenmesi lazım
burdanda anlasılıyorki dinlemek veya dinletmek saygı gerektiren bir olaydır.biz kendimizin dinlenmesini istiyorsak baskalarını dinleyelimki onlarda bidahakine bizi dinlesinler...
--cumhuriyetin getirdikleri--
cumhuriyet dönemiyle birlikte egitime önem verilmistir.her ferdin vazifeleri artmıstır.her fert mütamadiyen calısıyordu.talebeler ise muvaffakiyete ulasmak için ellerinden geleni yapıyorlardı.azimkarane calısarak baasarıya ulasabilceklerinin farkındaydılar.calıstıklarını kafi bulmuyorlardı.azimli olarak herseyin üstesinden gelebileceklerini biliyorlardı.cumhuriyet döneminde artık medeni insanlar yasıyordu.herkes refah bir sekilde yasıyordu.eskidenki okullar mamur ediliyordu.o zamanki isanlar diger ülkeleri gecebilmenin tek vasıtanın egitimin olduguna inanıyorlardı.ögrenciler artık karakterlerini belirliyorlardı.muasır devletler calısarak terakkilesiyordu.ögrenciler düsüncelerini acık bir sekilde tebarüz edebiliyorlardı.o muasırdaki insanlar her seye temin etmiyorlardı.ögrenciler atilerinin bahtiyar saadet olması için azimle calısıyordu.ebediyet calısıyorlardı.anneleribabalar ve ögretmenler
ögrencilere itimat ediyorlar.cumhuriyetten önceki insanlar imandan baska birseye inanmıyorlardı.ögrenciler fıtri olan herseyi ögrenmeyee calısıyorlardı.o zamandaki insanlar insanlık namına herseylerini ortaya koyabiliyorlardı...
--ben--
subat ayıydı.gece saat 12ye dogru geliyordu.cok sıcak illerden biri olan antalyada dünyaya gelmisim ben.benim için orda dogmak iyi bir avantajdı.büyüdügümde sıcaktan kacmıycaktım.
düsünüyorumda yasıtlarımdan daha sanslıyım galiba.çünkü 1,5yasındayken ucaga binmisim.istanbulda karabahır mahallesinde gecmis benim küçüklügüm.orası biraz serbest biryer oldugu için her dakikam ilk tanustıgım bana sima olarak biraz benzeyen betülle geciyordu.onla tanısmam cok iyi olmustu.ben onun gibi bir arkadas bulamzdım kendime.
oradan tasınırken ben o yasadıgım sokaklara o bana bir kardesten dahada yakın olan betüle veda etmistim.o anı hiç unutmıycam.
günesli diye cok sakin bir semte tasındık.orada 1.sınıfa baslamıstım.ilk sınıfa girdigim anı hatırlıyorumda herkes annesinin yanında olmak isterken ben annemi yanımdan kovuyordum.ilk okumaya basladıgımı falan hatırlarken cok mutlu oluyorum.benim ilk okul yıllarım baba sevgisinden yoksun gecti.
ben herzaman dedemi kendime bir baba olarak görüyordum.o benim
herseyimle o ilgilenirdi.
ilkokul bittiginde artık ortaokula gidiyordum.ozamalarda bende danscı olmak hayali vardı.ozamanlar babamla birlikteydik.babamlar bu hevesimden vazgecicegimi bildikleri için birse demiyorlardı.zmanla bu hayalim bitti.
6.sınıf bitti 7.sınıftım artık.osene yeni arkadaslarımla tanıstım.onlar bana basta cok itici gelselerde suanda 8.sınıfta beraberiz.
suanda düsünüyorumda hayat insanı cok degistiriyormus.ben küçükken haylaz hemde cok sakinmisim.ama suana bakıca cok degistim.bir anda parlayan bir anda sönebilen biri oldum.ve yanımda cok deger verdigim ahretimle birlikte cok mutluyum...
beni sarmıslar beyaz bir kefene.kapının önünde beyaz bir araba.bir hoca dua edecek bas ucumda derken tabuta koyacaklar beni vermekistemeyeceksin onlara.
beyaz kefenime yaslar süzülerek gözlerinden,yalvarırcasına bakacaksın onlara,
dokunmayın onu ben koyarım tabuta,ellerin varmayacak beni o tabuta koymaya,
mecbur oldugunu anlayacaksın,ve beni o dar tabuta koyacaksın.
sonra dönüp tüm insanlara beni sevdigini haykıracaksın.sonra bana dönerek inan inanki yalan degil sözlerim.
iste o anda benim yıllarca cektigimi sen bir anda cekeceksin.sonra hatanı gecte olsa anlayacaksın,mecburen seni seven beni onlara vereceksin.ondan sonra tüm insanların dilinde ;
ÇOK GEÇ DÖNEN SEVGILI DIE ANILACAKSIN
dünyada ölümden başkası yalan
****Ölümden niye korkacağım ki, ben varken o yoktur, o gelince de ben olmayacağım.
****Ölümden korkmayan ölmez; kendine koşanları hiçbir zaman vurmaz.
****Ölüm telaşı, insanı ölümden de çok korkutur.Ölüm olmasaydı, hayat bütün güzelliğini kaybederdi.
****Ölüm hiçbir şeydir; asıl yenik ve şerefsiz yaşamak her gün ölmektir.
****Ölüm bu; ne hükümdar tanır, ne soytarı; herkesi aynı iştahla yutar.
****Ölüm bazen bir ceza, bazen bir armağan, bazen de bir iyilik oluyor.
****Ölmeyi göze alamazsan, yaşayamazsın.
****Ölmek, ölümü düşünmekten daha kolaydır
****Öldüğümüz zaman dünyanın sevinmeyeceği şekilde yaşamalıyız
****Kaç yüzyıl yaşarsanız yaşayın, ölüm yine ebedi olacaktır.
****İnsan, ne idrâksiz mahlûktur! Herkes kimsenin sağ kalmadığını bilir de, kendi öleceğine inanmak istemez.
****İnsan, meyvanın çekirdeğini taşıması gibi, ölümü kendi içinde taşımaktadır.
****Gövdeyi öldürenlerden değil, ruhu öldürenlerden korkunuz.
****Düşünsek biz ölümden korkmamak lazım gelir. Zira, yerin altında üstünden ziyade akrabamız var.
****Dünyaya geldiğiniz gün bir yandan yaşamaya, bir yandan ölmeye başlarsınız.
bak yine ben geldim bu ıssız sokağına... kaç mevsim geçmiş üzerimizden,
hangi yağmurlar düşmüş gözlerimize,
kim bilir?
bunca sebepsiz ayrılık günlerinde ...
çok kentler gezdim senden sonra.. saklandığım hanında , yitirdiğim aklımı bulmuştum ya sonunda, akıllı başımı alıp gitmiştim ya sokağından! o gün bugündür kayıp ruhum, sokağında unuttuğum sevdamla...
il il ,sokak sokak dolaştım, kaç yabancı göze sevdayı sordum, kaç yabancı elde sevdayı boğdum sayamıyorum bile... aradığım giz sadece sendeydi bilirim,
yüzüm yoktu kentine dönmeye... yağmurcunun sokağına sığınmış , bir güz damlası olduğumu hatırlatan bugüne... yüzüm yoktu sokağından geçmeye... hanında tek bir gece geçirmeye...
ama çaresizlik, ama umutsuzluk, ama yorgunluk... hepsi yolumu kesti sokağına dönen son virajda sana gelmek için atılmış , milyon adımımda, bir sevda için düşmüşüm yollara... bir senin için ,avuç açmışım yağmurlara...
dilendim... yok-sun-luğunda çok dilendim. utanırım anlatamam sana avuç açtım merhametsiz bakışlara, düşlerimi sattım,kahpe dudaklara... ve yüreğimi açtım... yoldan geçen her bahara...
oysa güz´dü tek durağım... yağmurdu tek sırdaşım.. sokağındı ebedi ikametgahım... ve hanındı canımı yatıracağım tek yatağım...
bildim yağmurcu! sonunda bildim içime bıraktığın gizi... çözdüm sevdanın boşalan düğümünü... ve geldim kapına , bu güz günü...
yorgunum...armaklı an´larımdan, bitkinim boşa atılmış adımlardan... üzgünüm heba olmuş yıllarımdan... üşüyorum... üstelikte açım baksana bana her yanım hüzün...
aç kapını yağmurcu, bırakma beni sokak kapında... ardımda koşuşturan ne çok hüzün var bilsen, bir sana sığındım , bir sana sakla-n-dım yine , en el değmemiş yaramı...
sende unuttuğum sevdanın boş kalan yeridir
en göz değmemiş yaram... ki ;yerini bir sen bilirdin.... haydi aç kapını... dokun yarama...
Aşk Nedir?
...Aşk eski bir hikayedir ama her zaman yepyeni...Ve aşk, öyle engin bir deryadır ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı... Sana desem ki;
‘Aşk kalbin göklere yükseldiği altın merdivendir.‘ Bilmem yeterli olurmu? Aşkın ilk soluğu, mantığında son soluğudur. Bitmeyen bir şarkıdır aşk...Dudaklarda türkü, ruhu açan baharın gelişi gibi...Nasıl, nereden gelir bilinmez, öyle sessiz ve güçlü... İnsan kalbindeki gerçek aşk dört nala giden bir attır. Ne dizgin anlar, ne ses dinler... Aşk insanı kılıçsız zapteder ve ipsiz bağlar. Aşkı anlatmak, suya mektup yazmaktan farksızdır. Aşk işte, Aşk...
BEN : **uSLanmam **DuRmam *YoRuLmam **deLiririm *ağLarım **ağLaTırım **GüLerim **SiLerim **Çoq Konu$uRum **SusTummu hiç konu$mam **Trip YapaRım **Trip YaPanı Sevmem **DeLirTirim **Bütün Gece uYumam **YerLi YerSiz uYurum **Gezerim **üzeRim **üzüLüRsem Can YaKaRmmmm **Kimseye değeR wermem werdiklerim sayılıdır **DeğeR werenLeri umursamam **DaLga geçerim **KendimLe DaLga geçtirtmem **Kimseyi sewmem sewenede değer wermem.. =)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)=)= ......oooO.............. .....(....).....Oooo... ......)../.....(....).... .....(_/.......)../..... ...............(_/..